Orta Doğu’da geçirilen yıllarda insanların kahveyi sadece içmediği, onun etrafında hikâyeler kurduğu fark edildi. Bir fincan kahve; bazen bir aşkın başlangıcına, bazen yıllar sonra gelen bir özleme, bazen de saatler süren dostluklara eşlik ediyordu. Paris’e dönüldüğünde akılda tek bir fikir vardı: ‘Ya kahve sadece içilen bir şey değil, taşınan bir duygu olsaydı?’
Yorum yok